Joyful Uniques’in Kapalıçarşı’ya Uzanan Hikayesi

Üniversitenin ilk yıllarında, heykel eğitimi alırken mücevher yapmaya başladım. O zamanlar geleneksel anlamda takı ve mücevhere çok da düşkün biri değildim. Üniversitedeki atölyemizde bedeni neredeyse bir kaide, fikirlerimizi sergileyebileceğimiz bir alan gibi ele alıyorduk. Dolayısıyla ürettiğimiz takılar da alışılmışın oldukça dışındaydı.

Metali doğrudan kesip bükerek çalışmayı denedim; pirinç ve bakırın yanı sıra lateks ve pleksiglas gibi mücevherde görmeye pek alışık olmadığımız malzemeler kullandım. Benim için mücevher, heykel yapmanın başka bir biçimi olarak başladı.

Üniversiteden sonra uluslararası mücevher tasarımcılarıyla çalışmaya başladım ve zamanla kendimi İstanbul Kapalıçarşı'nın gizemli dünyasının içinde buldum. Burada, birlikte çalışma şansı bulduğum inanılmaz yetenekli ustalardan geleneksel kuyumculuğun inceliklerini ve tekniklerini öğrenmeye başladım.

Karşılaştığım tüm malzemeler arasında kendimi en rahat hissettiğim malzeme mum oldu. Mumu oymakta, şekillendirmekte ve onun sunduğu sınırlar içinde tasarım yapmakta inanılmaz bir özgürlük var. Mumun hem sunduğu olanaklar hem de kendi sınırları, yıllar içinde tasarım sürecinin en keyifli ve sezgisel parçalarından biri haline geldi.

Kapalıçarşı'da geçirdiğim birkaç yılın ardından, mıhlama ustalarından biri tasarladığım bir parçaya mavi topaz yerleştirdi. O anı hala hatırlıyorum. Benim için doğal taşların sonsuz renkli dünyasına açılan bir kapı oldu: ametistin derin moru, lal taşının kan kırmızısı, turmalinlerin değişken tonları...

O andan itibaren, beni nereye götüreceğini çok da düşünmeden biricik mücevherler tasarlamaya başladım.

Jewels For Joy'u kurduğumda tekrar üretilebilen tasarımlar geliştirmeye başladım ama bu biricik parçaları üretmeyi hiç bırakmadım. Mumun, akışkanlığı, raslantısal şekil alması, seçtiğim doğal taşın karakterinin ve o anda bana ilham veren şeylerin şekillendirdiği parçalar...

Zamanla her biri küçük birer tılsıma dönüştü. Kendi hikayesini taşıyan ve ardından onu seçen kişinin hikayesinin bir parçası olan tılsımlara.

Bu seçkiye Joyful Uniques adını verdik.

Joyful Uniques, belki de Jewels for Joy'un en özgür ve sezgisel tarafı. Tekrar üretmeyi düşünmeden; yalnızca bir taşın, bir formun, bir içgüdünün ya da neşe duygusunun peşinden giderek özgürce tasarlayabildiğim bir alan.

Bu seçkideki her tasarım tamamen biricik. Hiçbiri önceden tasarlanmış bir şablondan yapılmaz. Her birinden yalnızca bir tane üretiliyor ve kendi kişisini bulduğunda, bir daha aynısı yapılmıyor.

Umarım Joyful Uniques parçalarını keşfetmek, benim onları tasarlarken aldığım kadar keyif verir ve belki içlerinden biri sizin de hikayenizin bir parçası olur.

Sevgiler,
Betina

Joyful Uniques tarasımlarını keşfet →

Bloga dön